Hayat Gül Kokulu Bir Sığınak Yine

gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı 
ne varsa uçurumlar eşiğinde 
hüzünlerle yalpalayan ne varsa 
gözlerimin önünde 
ve hayat gül kokulu bir sağanak yine 
birşeyler anlatmak istiyor hayat 
ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına 
gün batıyor 
gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım 
unutuyorum sevgilim suretini 
durgunluğun niçin di unutuyorum 
gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma 
umurumda değil ne yağmur ne ayaz 
ne de kerpiç kokusu havada 
unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor 
sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim 
geciken sabahlara koşuyor kuşlar 
gözlerimin önünde 
ve hayat gül kokulu bir sağanak yine