Seyrantepeye Yarpuz Yüklü Kamyonlar Gelir

seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir 
esneyen öğleye gagaları açık soluan kuşlar 
ışıltılı bıçaklar, çatırdayan karpuzlar gelir 
aklımda uzak badem ağaçları, deniz serinlikleri 
ve bu sözler rüzgara karşı söylenir: 
"tek rakibim türk hava yolları... kes hızını 
ağlatma el kızını(!)" 

seyrantepeye karpuz yüklü kamyonlar gelir 
ben gündüzün duldasında otururum 
aklıma regl olmuş kadınlar gelir 
kadınlar... tenleri ayrı, sesleri ayrı; 
kadınlar izmirli, amasyalı, ağrılı 
ağrılı kadınlar parfüm kokarak, ter kokarak 
kadınlar kadın kokarak gelir 
ve giderler 
hepsi giderler aklıma kadınsız, soğuk yatağım gelir... 

seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir 
ve gün aşınnır, dicle'ye muhteşem bir dolunay çömelir 
usulca hışırdarken dut ağaçlarının tırtıllı yaprakları 
yosunlara sırnaşarak uyur o nehrin afili balıkları 
kamyoncular işerler geceye, rüzgara karşı 
uzaklarda gümüş gibi parıldar dicle'nin nemli bataklıkları 

seyrantepe'ye karpuz yüklü kamyonlar gelir 
sıcaktan sarkarken elektrik telleri yollarda asfaltlar erir 
derken ufkun göğsünden kente bir otobüs yönelir 
yolcular iner, abim askerden gelir 
seyrantepe'de öyle ter içindeyken 
birden gönlüme bir serinlik çömelir...