Uykusuzluk

Külün altında duruyor bedenin 
sönmüş meşe gövdesi, 
ertelenmiş yazlar. 

Kül: Senin kendi ipek külün, 
kül: beklemekte uyanacağı rüzgârı. 

Yeniden yaratıyorum seni 
duyan beynimle 
düşünen yüreğimle 
kollarımın içinden giderek. 

Anımsarım, sana dokunduğum zaman, 
bir yanım bir yanına dokunduğunda, 
huş yaprağı olarak kokman gerek 
ceylan teri kokmalısın 
su kaynağı kokacaksın. 

Koku da değişiyor zamanla: 
Kapalı mahzen küfüyle kokabilir 
kendini dünyaya açmamış gövde, 

kendi kendini kilitlemiş bir beden, 
dilsiz, kör ve sağır bir kül-ten. 

Üç vaktin birinde bir rüzgâr olmalıyım!