Diyarbakır Ölüleri


dün gece muştularla yağıyordu havalandırmaya ilk karı martın 
dün gece yüreğimizde bıçaktı ölüm haberleri diyarbakır'ın 
asıldı ellerimiz ayasından kasap çengeli mi parmaklıklar 
daha kaç fırtınayla çarpışacak bu erkek dökümü alınlar 
II 
incedir bileklerimiz yaşamak ağrısıdır boynumuzdaki 
atılırız her çığlığa süngü de öyle bir keskin ki 
aynı saldırma değil mi göğsümüzde gizlimizi arayan 
döküp benzini esmer tenimize yangınları kundaklayan 
yanıp kavrulan bir ülkeydi anladım ortasında o ateşin 
nasıl unuturum gözlerinizi karaydı arasında uzun kirpiklerin 
belki hiç sayamayacaksınız sevgilinin saçına kaç ak karıştı 
gene de söyleyeceksiniz: yürü sevgilim ne de güzel yakıştı 
elli dokuz gün mü aç kaldınız vay benim kardeşlerim 
altınız öldü demek artık kaşık tutmaz bu ellerim 
III 
içimde bir ülke ağlar oturmuş sınırlarına saçını tarar 
bir çam devrilir hüznüme dalından bir kuş kalkar 
kuşun kanadına mı konar sabah yoklar demirörgüleri 
açamam ki sımsıkı gözlerim içinde diyarbakır ölüleri 
kimbilir ne güzeldir dinlemek dillerinde direnç türküleri 
basıp doğrulacak elbet kendi küllerine diyarbakır ölüleri