Gövdemdeki Kurt

Sen 
benim 
minare boyunda çam gövdeme, 
yumuşak 
beyaz 
bir kurt gibi girdin, 
kemirdin! 
Ben 
barsaklarında solucan Makdonaldı besleyen 
İngiliz amelesi gibi taşıyorum 
                                                                            seni içimde! 

Biliyorum 
                        kabahat kimde! 

Ey ruhu lordlar kamarası kadın! 
Ey uzun entarili tüysüz Puankare! 
Karşımda: 
demirleri kıpkızıl 
                                bir şimendifer ocağı gibi yanmak 
senin en basit hünerin; 
yine en basit hünerin senin 
buzun üstünde bir paten gibi kıvranmak! 

Soğuk! 
Sıcak! 
Kaltak! 
dur! 
Yumuşak 
                beyaz 
                            kıvrılışlarınla 
                                                beynime giriyorsun 
                                                                                kemiriyorsun! 
Oraya giremezsin! 
Onu kemiremezsin! 

Yumuşak 
beyaz 
kıvrılışlarıyla 
beynime giren kurdu 
çürük bir diş çeker gibi söktüm! 
Epeyce ter döktüm! 
Bu sonuncuydu 
                                bir daha olmayacak!