Aşk serüvenini matematiksel şekilde ifade ettiğimde yaşadığımız kavramların rasyonel imgesini şöyle kurguluyorum.Kesrin payında sevgi, paydasında cinsellik yani Aşk sevgi 
                                                cinsellik 

Kurgusal aşk serüveninin paydayı zahirelemesi sevgi yoğunluğunu azaltıyor. Paydanın yaşamda somutlanması ise de sevgi yoğunluğunda ki sorgusal düşünceleri çoğaltıyor. Bu doğrultuda aşk tamsayısını cinsellikte sevgide parçalıyor. 
Sözlerimse bütün kuramsal analizleri donduruyor ve aşağıdaki şiirim matematiksel ifadesini yaptığım Aşk sevgi kesrini parçalıyor.
                                                            cinsellik

ŞARAP TADINDA BİR KADIN

Yaramın kabuklarını kazıyıp
                                savuruyorum rüzgara 
sevda zinciri oluşturan 
                                cüzzamlı ülke insanlarına 
korkuyla beslenen 
cellat suretleri işleniyor 
aniden ayaklanan ölülerin sarkan etleriyle 
parçalanıyor birlikte erdemli yanlarım 
ve şair urlarını okşuyor 
                                sakin yutkunuşlarıyla 
sizleri bana ve sevdama kışkırtan 
                                sisli geceleri 
teker teker dokuyorum tezgahımda 
işte benin yapımı 
başlatıyor aşk serüvenini :
gece serin ve uykusuzluğunu almış üstüne 
ayın üstünde izlenen seyirtken yelkovan
sabaha uzatıyor suskunluğumu 
beklemeden söykülerimin mırıltısını 
avucunda sektirmeden beklettiği umutlarını 
kırıntı kırıntı döküyor yeryüzüne
onun adını koyan 
ben


uzun kuş bakışı gözlerimin keskinliğiyle 
urlarımın büyümesine aldırış etmeden 
anlatmaya çalışsam
onların bana hayranlığını 
olmaz olur şeylerin ezikliğinde boş
en kayıtsız sıkıcı broşür laflamalarında 
bol katıklı arkadaş sohbetlerinde 
bilerek söylenen bakışların kendisi bile 
olmaz olur şeylerin ezikliğinde boş
çalışsam didinsem karşılığı sen 
yolculuğa çıkartıp
arkamdan beklesem yine ben 
ardı ardına seviştiğim 
tek tek parçalandığım
bengibi

askıntı bir sessizlik üzerimde 
aynıları giymişim üzerime 
içi boğuk ter kokularını salan etrafına 
acınası tinsel erkeklerle sevişen orospu 
bağırsana artık yeterince uzak 
kısa kısa bacaklarını kaldırsana yüzümdem
korkularımı uzaklaştıramıyorum teninden 
sevsem tenime zarar seni 
itsem istemesem sevişkenliğimdem uzak 
başkaları var desem yalansız bir istek
atılgan duyumlarımı üzerime yığsam 
acınası bir halde oluyorum 
adına işlediğim cinayetleri bile 
aklımda tutamıyorum kadınım
birini tuttuğumda öbürü askıntı üzerimde 
ukala serseriliklerden bir yudum daha
zehir kusmuklarda boğulan
ama beceremiyorum içimdekileri kusmayı
evet boşaltmayı yediklerimi 
bir hayvan böğürtüsü halinde boşalmayı
ve ayrılmayı kadınım
çünkü aşklarımın uzantısı bir ülkedeyiz
sevişemiyoruz artık


kışkırtıcı şiirlerimin serüvenine
sığındığım gece yarıları 
adını koyduğum bütün senleri
topladım urlarımda 
kırıntılarını bile serpmedim et kokan 
ayak üstü sevişme anlarımıza
tek vücut sevişken tenlerimizde
bastırdım susuzluğumu
utanmadım
sevişemiyoruz artıkları
unuttuğum anda uyandığım yatakta 
vücudumu okşayan ellerin 
ter kokularından 
iğrendim onlardan
uzaklaştıramadım kendimden 
ve senden 


neyin zamanı gelmişse eğer oradadır
o kokladığın tenin zararsız imgesinde
onun adını koyduğum kelime oyunlarında
ister aynı coşkulu hareketlerin uzantısı
ister üzgün ışıkların aldatıcı sıkıntısı 
vuruyor sözcükleri anlamı kopuk DÜNYAMA 
akıtıyor kesik kesik 
yürütüyor ıslak şarap tadında bir kadın
beyaz ürkekliğini bakışlarına süngülemiş
acılarımı şiirleştiren bir halde 
asık suratla
nedir ki sevmenin son anında bıraktığı tat 
uçucu bir aşkla perçinleşen 
kederin izi
kurutuyor tenimin her şıkırtılı sonunu
heyy ! iyi insanlar sesleniyor size zerdüşt 
bırakma sakın kendini rüzgara 
sonunu getiren insan saplantısı hastalıklara 
dokunma uçup kendini bulamazsın soluk soluğa 
bu kavganın orta bir yerinde 
sevdiğim sana sesleniyorum 
sakın uyuma sabahın zehir uzanışında
karşıma geç ve parçala 
uçuşan sevda yarası türküleri